DİA FIKIH MADDELERİNİN ÖZETLERİ
1 Şubat 2013 Cuma
30 Ocak 2013 Çarşamba
ABDEST
- Arapça'da temizlik ve güzellik manasına gelen وضؤ kelimesiyle ifade edilir.
- Terkibin aslı Farsça olup "el suyu" manasına gelmektedir.
- وضؤ kelimesi kuran-ı kerimde geçmez onun yerine طهر ile زكي geçer.
- Bu iki kelime genellikle manevi temizlik için kullanılmakla beraber maddi temizlik içinde kullanılmıştır.
- Fıkıhta abdest için "taharet-i suğra" ibaresi kullanılırken abdesti gerektiren durumlar için de "hades-i asğar" terkibi kullanılmıştır.
- İslamiyetten önceki din ve kültürlerde de sembolik yönü ağır basan bu tür temizlik törenleri yapılmıştır.
- İslam ve diğer kültürlerde abdestin arka planını temizlik ile takdis oluşturmaktadır.
- Abdestin için genellikle su, su ile tuz, yağ ve kutsal ineğin idrarı kullanılmaktadır.
- Batılı müelliflerin "İslam dini Muhammet'in uydurmasıdır" anlayışının bir uzantısı olarak abdestin Yahudi, Hristiyan ve putperestlerden alınıp değiştirildiği iddiasını ortaya atmalarına götürmüştür.
- Abdest hadiste belirtildiği gibi diğer semavi dinlerde de vardı.
- Maide-6. ayet Medine de inmiş oysa namaz Mekke dönemi miraçta farz kılınmıştır. Ancak bu dönemde Cebrail tarafından abdestin nasıl alınacağı bildirilmiş ve abdestsiz namaz kılınmamıştır.
- Ayet, Cebrail vasıtasıyla farz kılınan bir hükmü teyid ve takrir için indirilmiştir.
- Zahiri ve Şiiler ayetin zahirine bakarak her namaz için ayrı ayrı abdest alınması gerektiğini söylüyorlar.
- Hz. Peygamber ile Hulefay-ı raşidinin uygulaması da genellikle böyle olmasına karşın bunun caiz olduğunu belirtmek için peygamberimiz Mekke'nin fethi gününde aynı abdestle birden fazla namaz kıldırmış ve sorulduğunda bunu bilerek yaptığını belirtmiştir.
- Genel sünni mezhepleri ayetteki "namaza kalktığınızda" ibaresine "abdestsiz iseniz" kaydını koymuşlardır.
- Bazı müsteşrikler buna dayanarak müfessirlerin kurana kendi yorumlarını desteklemek için ilaveler yaptıklarını ileri sürmüşlerdir. Oysa bu ilave değil takdiri ifadedir.
- Ayetteki dört şarta ilaveten; Şafiler; niyet ve tertibi, Malikiler; niyet, muvalat(ard ardalık) ve tedlik(ovma), Hanbeliler; niyet ve muvalat, Hanefiler ise, bunların dışında kalanların farz değil sünnet olduğunu belirtmişlerdir.
- Caferiyye ayakların çıplak olarak mesh edilmesi gerektiğini öne sürmüşlerdir.
- "Mest üzerine mesh etmek" Hariciler ile şiilerce kabul edilmemiştir.
- Bu şartlar dışında abdestin sünnetleri ve âdabları da vardır.
- Abdestte maddi temizlikten çok manevi temizlik ağır basar.
- Abdestin fazileti ile ilgili bir çok hadis bulunmaktadır.
- Abdestin sağlık bakımından faydaları çoktur ve tıbben kanıtlanmıştır.
- Dış etkenlerden dolayı aşırı elektronun sebep olduğu hastalık ve sinir bozukluklarını en aza indirir.
16 Ocak 2013 Çarşamba
ÂBÂR
ilk maddemiz "Abar" kelimesidir. Bu kelimenin aslı Arapça "kuyu" manasına gelen بئر 'in çoğulu olan bir kelimedir.(الآبار)
Peki fıkıhta nerede kullanılıyor derseniz?
Bu kelime genellikle ve çoğunlukla klasik ve modern fıkıh kitapların ilk ve en önemli konularından biri olan "Kitabü't-tahare" bahsinin altında kuyuların necislik durumu ve bu necasetin nasıl izale edileceğiyle ilgili konularda çokça kullanılan bir kelimedir.
ilk maddemiz "Abar" kelimesidir. Bu kelimenin aslı Arapça "kuyu" manasına gelen بئر 'in çoğulu olan bir kelimedir.(الآبار)
Peki fıkıhta nerede kullanılıyor derseniz?
Bu kelime genellikle ve çoğunlukla klasik ve modern fıkıh kitapların ilk ve en önemli konularından biri olan "Kitabü't-tahare" bahsinin altında kuyuların necislik durumu ve bu necasetin nasıl izale edileceğiyle ilgili konularda çokça kullanılan bir kelimedir.
YENİ BİR ÇALIŞMA-DİA FIKIH MADDEERİ
Diyanet Ansiklopedisini ilahiyat camiasında olup da tanımayanımız yoktur.
Nitekim tanımamak ve kullanmamak ta büyük bir eksikliktir. Hatta iş öyle bir seviyeye geldi ki, ilahiyatlarda bunun üzerine filim ve şarkı çıkartılı oldu.
Peki nedir onu bu kadar kullandırtan? Sadece hocaların öğrencileri ondan bıktırmak amacı mı var yoksa hocalar işin farkında da bizim de işin farkına varmamızı mı istiyorlar?
Elbette ki, hocalarımız bu değerli çalışmanın farkında ve bizim onunla hemhal olmamız için gayret göstermekteler.
Peki biz bunun farkında mıyız? Farkındayız ama sadece sınav döneminde. Yani biz işi hep sınav merkezli düşünüyoruz.
Sınava çalışırken birçok şey öğreniyoruz ve bunların bir kısmı kalıcı olup onunla eğitim hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz. Ama bu yetmez!!!
Peki ne yapacağız veya ne yapmamız gerekiyor? İlk önce işin ciddiyetine varmamız ve kendimizi hocanın elinde sallanan bir yaprak olarak görmememiz. Hocanın verdiği okumalar dışında eksikliklerimizi tamamlamak için gayret sarf etmemiz gerekir.
Bizde bu niyete binaen DİA maddelerini okuyup onları okumaya vakit bulamayan kişiler için kısa da olsa özetlemeye ve ana fikri vermeye çalışacağız.
Gayret bizden Başarı sadece ve sadece Allah'tandır......
Diyanet Ansiklopedisini ilahiyat camiasında olup da tanımayanımız yoktur.
Nitekim tanımamak ve kullanmamak ta büyük bir eksikliktir. Hatta iş öyle bir seviyeye geldi ki, ilahiyatlarda bunun üzerine filim ve şarkı çıkartılı oldu.
Peki nedir onu bu kadar kullandırtan? Sadece hocaların öğrencileri ondan bıktırmak amacı mı var yoksa hocalar işin farkında da bizim de işin farkına varmamızı mı istiyorlar?
Elbette ki, hocalarımız bu değerli çalışmanın farkında ve bizim onunla hemhal olmamız için gayret göstermekteler.
Peki biz bunun farkında mıyız? Farkındayız ama sadece sınav döneminde. Yani biz işi hep sınav merkezli düşünüyoruz.
Sınava çalışırken birçok şey öğreniyoruz ve bunların bir kısmı kalıcı olup onunla eğitim hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz. Ama bu yetmez!!!
Peki ne yapacağız veya ne yapmamız gerekiyor? İlk önce işin ciddiyetine varmamız ve kendimizi hocanın elinde sallanan bir yaprak olarak görmememiz. Hocanın verdiği okumalar dışında eksikliklerimizi tamamlamak için gayret sarf etmemiz gerekir.
Bizde bu niyete binaen DİA maddelerini okuyup onları okumaya vakit bulamayan kişiler için kısa da olsa özetlemeye ve ana fikri vermeye çalışacağız.
Gayret bizden Başarı sadece ve sadece Allah'tandır......
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)